Zekeriyyâ -aleyhisselâm-
Benî İsrâîl peygamberidir. Soyu, Süleyman -aleyhisselâm-’a ulaşır. Kudüs’te bulunan Mescid-i Aksâ’da Tevrât yazar ve kurban kesmeyi idâre ederdi. Mûsâ -aleyhisselâm-’ın dînini kuvvetlendirirdi. Marangozluk yapar, el emeği ile geçinirdi. Kavmi tarafından şehîd edilmiş olup türbesi Halep’tedir.
Zekeriyyâ -aleyhisselâm- zamanında Şam ve Kudüs, Batlamyusçular’ın elindeydi. Bunlar, Beyt-i Makdis’e hürmet ederler ve İsrâîloğulları’nı hoş tutarlardı. Bu kavmin uluları, ibâdethâneden hiç dışarıya çıkmazdı. Beyt-i Makdis’te gece-gündüz ibâdet ederlerdi. O zamanlar İsrâîloğulları arasında bir peygamber yoktu. Kendilerine bir peygamber göndermesi için Allâh’a ilticâ ettiler.
Nihayet Zekeriyyâ -aleyhisselâm- Allâh -celle celâlühû- tarafından peygamber olarak gönderildi.
Beyt-i Makdis’te dört yüz âzadlı âbid ibâdet etmekteydi. Âzadlı bir kişi, Allâh katında mûteber olmak isterse, hanımı hâmile olunca:
“–Yâ Rabbî! Oğlum olursa, onu sana ibâdet için Beyt-i Makdis’e nezir (adak) olarak adadım.” derdi.
Bu şekilde erkek çocuklar mutlakâ Beyt-i Makdis’e adanırdı. Bu âdet, Mûsâ -aleyhisselâm- zamanından kalmıştı. Allâh -celle celâlühû-, Mûsâ -aleyhisselâm-’a buyurmuştur:
“–Ey Mûsâ! Ben, kullarımdan o kişiyi severim ki, gençlik zamanından ihtiyarlık hâline kadar ömrünü ibâdetle geçirmiştir. Gençliğinde günah işlememiş ve gönlünü yalnızca bana bağlayarak benim sevgimi kazanmıştır.”
Zekeriyyâ -aleyhisselâm-, Süleyman -aleyhisselâm-’ın soyundan olan Elisa ile evlendi. Elisa, Meryem’in annesi olan Hunne’nin kızkardeşidir. Hunne’nin kocası, İmrân’dır.
Zekeriyyâ -aleyhisselâm- ile Elisa’dan Yahyâ -aleyhisselâm- doğmuştur.
Zekeriyyâ -aleyhisselâm-, ilâhî rızâya sâdık ve sâlih bir peygamber olarak yaşamış, zikredildiği ve ileride de zikredileceği gibi zâlim ve azgın yahûdîler tarafından hunharca şehîd edilmiştir.
